Google


MUZiK - Arkadas Evi Bülteni, Üretenlerin Ve Paylaşanların Adresi - Blogcu



Arkadas Evi Bülteni, Üretenlerin Ve Paylaşanların Adresi

4/5/2009

BUENA VİSTA SOCİAL CLUP

Kategori: MUZiK



Serdar KORDU

Bu hafta içinde Santralİstanbul'da çok güzel bir konser izledik. Kübalı efsane gurup Buena Vista Social Clup.

Santralİstanbul'a gidişimiz biraz maşakatli olsa da, konser alanında yiyecek bir şey olmamasından kaynaklı olarak  kimi arkadaşlar epey sıkıntı çekseler de, üstelik havanın geç vakitte epey serinlemesine karşın hazırlıksız olanlarımız olmasına rağmen  bu konsere gidebilmiş olmak keyif vericiydi.

(Sağolsun bir arkadaşımızın ayarladığı protokol biletler sayesinde konsere girebildik. Fakat aynı nedenle konserin başlamasından 1 saat önce orada olmamız gerekiyordu. Bu da oraya beraber gittiğimiz arkadaşların bazılarının direk işten gelmesi ve yazlık kıyafetlerle olması dolayısıyla ilerleyen saatlerde sıkıntı yaşamalarına neden oldu. Bir yandan da Buena Vista'yı sadece sahnede görmek onlara yetmişti, önceden çok dinledikleri bir gurup değildi sanırım. )

Özellikle Chan chan ve El paso adlı parçalarını canlı dinleyebilmiş olmak çok güzeldi benim için. İlerleyen yaşlarına rağmen gurup üyelerinin sahne performansı ve yetenekleri görülmeye değerdi. "İyi akşamlar İstanbul" dediğinde gurup solisti, yükselen alkışlar ve çığlıklar gecenin enerjisini ikiye katladı.

 Santralİstanbul'un dere kenarında ve çimenliklerle çevrili konser alanı da gayet hoştu. Konser organizasyonu alanın büyüklüğüne hitap edecek bir ses düzeni kuramamakla, yiyecek birşeyler satan standların olmamasıyla eksiklikler gösteriyordu. Ayrıca böyle bir konserde oturarak ve ayakta diye biletlerin ikiye ayrılmış olması ve oturarak biletlerin 2-3 katı fazla fiyatla satılmış olması bence çok saçmaydı. O koca alana en fazla ileri yaşlılar için 2-3 sıralık oturma alanı ve diğer herkesin ayakta eşlik edeceği bir düzen ve eşit bilet ücreti bence daha makul olandı.

3 saatlik konserin sonlarına doğru tam Küba Halk Şarkısı Guantenamera'yı söylüyorduki Buena Vista, yanımdaki arkadaşların  baskısı sonucu konser alanından ayrılmaya koyulduk, zira epey üşümüş ve acıkmışlardı...

Bitime yakın kaldırılan bariyerler, sahne önünde toplanan kalabalığın coşkulu danslarıyla bütünleşmesini sağladı. Oturan-ayakta ayırımı kalmamıştı ama biz çıkıyorduk. Son bir kaç dakikaya eşlik ettikten sonra sahne önünde, konser çıkışında bekleyen arkadaşlarla buluşarak bizi o akşam misafir edecek Sevinç-Helin'in evlerinin yolunu tuttuk.

20/8/2008

Dans edemiyorsan özgür değilsin!

Kategori: MUZiK



Serdar KORDU

Aysel dedi ki abi dans ettiğimde herşey geride kalıyor ve bir boşluğun içinde başka bir dünya buluyorum. Bir çeşit başka bir hayat yaşamak, yeni bir gezegeni ziyaret etmek benim için dans etmek.

Ben dedim ki dans etmek bir ruh hali, bir yenilenme arzusu, bir kendini keşiftir bir kaç etapta tamamlanan.  Dans edemeyen yeterince özgürleşememiştir.


Aysel dedi ki, dans ederek tanıyorum kendimi ve bildiğim başka bir yanıma ulaşıyorum her harekette. Ritimlerdeki iniş çıkışlar duygularımın alçalıp yükselmesini, hayatın imkansızlıklarına dair duyduğum öfkeyi ve kendimi ikna etme arasındaki dalgalanmayı anlatıyor. Müzik ve dans  hayatı yeniden sevmemi sağlıyor..


Ben dedim ki, dans kaçışla buluşmanın bedenidir. Kendinden kaçarken kendinle buluşmanın adresidir. Bir yoga vazifesidir vücudun her hareketi. Kendine ve karşındakine güvenin, inancın, değişime olan susamışlığındır.

Dans yeni bir hayatın müjdecisidir...

24/8/2007

BarışaROCK 5. Yılında

Kategori: MUZiK

 

BarışaRock ilk olarak Coca Cola'nın sporsonsurluğunda düzenlenen Rock'n Coke'a tepki ve alternatif olma duygusuyla düzenlenmişti. İlk düzenlendiği yıl gitmeyi istemiş fakat ancak bir yıl sonraki 2. yıl festivaline gidebilmiştim. Sonraki yıllarda BarışaRock, Rock'n Coke'a alternetif olmanın ötesinde çok daha geniş bir anlam kazanarak yola devam etti, ediyor. Her yıl gittiğimiz bu etkinlik başlı başına bir tavır alışın, bir duruşun simge etkinliklerinden biri haline geldi. Geçen yıl işten atılmalara karşı direnişte olan Coca Cola işçilerinin katıldığı festivaldeki coşku görmeye değerdi...

 

Bundan on yıl öncesinde böyle etkinliklerin düzenlenmesinin başlı başına bir eylem haline geleceğini söylediğimde çevremdeki arkadaşlar dudak büker, bu tür çalışmaları basit burjuva etkinlikleri olarak etiketlerlerdi. Şimdi onbinlerce gencin, muhalifin katıldığı bu tür etkinliklerin anlamı yavaş yavaş farkediliyor. Bir çok gurubu, sendikayı, derneği, gurubu bu tür etkinliklere katılırken görüyorum...

 

Alternatif Rock Festivali Barışarock’ın beşincisi bugün yani 24 Ağustos’ta İstanbul’da başlıyor. Festivale 62 grup ve 45 sivil toplum örgütü katılıyor. Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Parkı'nda düzenlenen festival yarın başlayacak konserlerle hız kazanacak, pazar akşamı sona erecek. Irkçılığa, milliyetçiliğe, savaşa, militarizme, homofobiye, nükleere karşı festival oalarak 5. yaına basan feativale giriş ücretsiz. Sinema gösterimlerinin, tiyatro oyunlarının, söyleşilerin düzenleneceği etkinliğe bu sene yüz bin kişilik katılım bekleniyor...

Programla ilgili ayrıntıları http://www.barisarock.org dan edinebilirsiniz...

18/4/2007

DANS ETMEK LAZIM

Kategori: MUZiK

 

 

Nadire GÜL

 

Depresyondayım diyorum kimse inanmıyor. Nedenini bilmediğim bir gerginlik var üstümde. Sanırım İstanbul’dan uzaklaşma zamanım gelmiş. Çok değil; şöyle bir haftalık bir tatil fena olmazdı doğrusu. Bol bol dans etsem. Toprak da yalın ayak, yağmur altında gözlerimi kapatıp dans etsem. Hiç durmadan hem de. Toksin atar gibi atsam hayatın gerilimini.

 

Büroda dinlediğim şarkılar, türküler hep hareketli. Hareketli parçalara tabi ki ritim tutarak eşlik ediyorum. Bedenimde hareket halinde doğal olarak. Ben ki kapı gıcırtısına bile oynarım! Nasıl dayanırım eşlik etmeden o güzelim ezgilere... İşte bu yüzden depresyonuma kimse inanmıyor.

 

Oysa bugün dansların hikayelerine baktım. Dansların kökenlerinde köleler var, ezilenler var, ikinci sınıf insan muamelesi görenler ve savaştan sonra insanların moral arayışları var. Ve tabi ikili ilişkiler, aşk aşk acısı, tanışma flört, kavga, barış,..,. Hayvanlar aleminin kendilerini dansla ifade ettiğini öğrendim. Mesela balinaların evlenecekleri zaman  üç gün boyunca dans ettiklerini bilmiyordum.

İşte size birkaç dans ve bu danslara ait anektodlar:

 

 MERENGE: Latin Amerika kökenli bu dansın nasıl ortaya çıktığına dair iki söylence var. İlki  savaşta bir bacağını kaybeden bir devrimcinin evine dönüşünde arkadaşları bir parti verirler. Ve hepsi dansı sakatlanan devrimci gibi yaparlar. Tek ayakları üzerinde zıplayarak ve o ayaklarını sürükleyerek. Bir diğer söylentide kölelerin zincirleri canlarını yaktığı için kendilerini rahatlatmak için yaptıkları hareket daha sonra bu dansa esin kaynağı olmuş.

 

FLEMENKO: Güney İspanya’da Endülüslerin ve Çingenelerin dans ve müziklerinin harmanlanmasıyla ortaya çıkmış. Özellikle Çingenelerin toplumda aşağılanmalarına duydukları öfkeyi ifade ediyormuş. İkinci sınıf insan olarak görülmelerine tepki olarak dansın figürleri sert ve hüzün dolu olarak tanımlanıyor. Erkek kendi dansını yaparken kadın kıyafetiyle çok daha ön plana çıkıyor ve kadının kostümü kadından bağımsız kendi dansını yapıyor.

 

CAPOEIRA: Brezilya’da özgürlüğe giden yol olarak bilinen bu dans dövüş sanatının  dans, müzik ve akrobasiyle kamuflajından ortaya çıkmış. Köleler özgürlüklerini kazanmak için dövüşmeyi öğrenmek zorundalar. Ama açıktan çalışma yapamadıkları için bu dövüş sanatını müzik ve dansla birleştiriyorlar. Köle sahipleri dans gösterileriyle eğlenirken aslında bunun bir eğitim çalışması olduğunu bilmiyorlarmış.

 

TAP DANSI: Kölelerin dansı olarak bilinen tap dansı İrlanda, İngiltere ve Afrika dansından esinlenmiş bir türdür. 19'uncu yüzyılda Güney Amerika’da köleler arasındaki dansların karışımıyla doğan bu türün temel özelliği, seri olarak ayak ucu ile yere vuruşlar yapmaktır.

Diğer danslara da kısaca bakalım;

Çaça tanışma dansı, Samba flört dansı, Rumba aşk dansı, Paso Doble öfke dansı, ve  Jive barış dansı. Salsa hissedişin dansı ve işte tango; illaki Arjantin tangosu, tutkunun dansı. Gördüğünüz gibi bir ilişkide yaşanan her şey var.

 

Bu arada bir not: tangonun erkek egemen bir dans olduğunu söyleyenler var. Belirleyici olanın erkek olduğu, kadının ise erkeği elde etmek ve onu elde tutmak için her şeyi yaptığını ileri sürüp bu dansa tavır alan dans hocası biliyorum.

 

Birde aristokrat baloların vazgeçilmezi Vals. Doğrusu bu vals bana hep soğuk gelmiştir. Ben kıpır kıpır olan latin danslarını tercih ediyorum.

 

Dansı çok seviyorum. Relax olmak için bire bir. Salsa da yaparım Karpuz kestim sulandı deyip kendimi hareketli türkülerin ve onun cilveli sözlerinin büyüsüne de bırakabilirim. Hamamcı teyzeyle terleyip, serin yaylalarda kendimi rüzgarın kollarına bırakır gibi horon da teperim.

 

Bahar geldi. Doğa uyandı, dansa başladı. Ne  duruyoruz!!!!!!!!!!

6/4/2007

I FEEL GOOD

Kategori: MUZiK

 

Serdar KORDU

 

Soul ve funk müziğin babası ABD'li şarkıcı James Brown'un en popüler albümünü indirdim geçenlerde internetten. Tesadüf eseri rastlayınca yıllardır dinlemediğim parçalarını yeniden dinleme fırsatını yakalamış oldum.

 

Lise yıllarında ağırlıkla dinlediğim  "I Feel Good", "Like A Sex Machine", gibi klasikleri yeniden dinlemek, o ritmi ve neşeyi hissetmek ne hoş anlatamam.

 

James Brown, ABD'de son 50 yılda müziğe damgasını vuran Elvis Presley ve Bob Dylan gibi sanatçılar arasında yer alıyor bence. Üstüne üstlük sahip olduğu sahne performansı harikaydı ve Mick Jagger ve Michael Jackson gibi şarkıcılara model oldu kanımca.

 

 

Küçük yaşta soyguna karışmış olması onun altsınıftan gelen biri olduğunu anlatır bana. Bu bahsettiğim albümünün adı Papa's Got a Brand New Bag. 1965'te en iyi R&B şarkısı ödülünü almış. 1992 yılında da ömürboyu başarı dalında Grammy kazanmıştı James Brown.

 

25 Aralık 2006'da, 73 yaşında hayata veda eden James Brown'un albümlerini, Ritm and Blues'u funk ve soul'le harmanlayan bu güzel abimizi dinlemenizi hararetle öneririm. Neşenize neşe katar, ömür uzatır...

 



*************************
  • Arkadaş Evi Bülteni Bloğuna çalışmalarını yollamak, paylaşmak isteyen tüm arkadaşlar, serdark99@yahoo. com yada arkadasevi@yahoo. com adresinden bize ulaşabilirler.





*************************




*************************

  • AKILLI İNSAN, DÜŞÜNDÜĞÜ HERŞEYİ SÖYLEMEZ; AMA HER SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜR. Aristoteles


  • AKILLI KONUŞUR, ÇÜNKÜ SÖYLEMEK İSTEDİKLERİ VARDIR; APTAL KONUŞUR, ÇÜNKÜ KENDİSİNİN BİR ŞEYLER SÖYLEMEK ZORUNDA OLDUĞUNU SANIR. Platon


  • İNSANLARA YAPILACAK EN BÜYÜK İYİLİK, ONLARA AKILLARINI KULLANMAYI ÖĞRETMEKTİR. Molliere

  • AŞK KÖPRÜ KURMAKTIR. İNSANLAR KÖPRÜ KURACAKLARINA DUVAR ÖRDÜKLERİ İÇİN YALNIZ KALIRLAR. Newton


  • Düşüncelerini tam ve yerinde kelimelerle ifade edemeyen insan, yanlış tartılarla tam iş görmeye çalışan satıcıya benzer. GOETHE


  • Adalet her şeyi yerli yerine koymaktır. Adaletsizlik ise dikene su vermektir, güle zulmetmektir. MEVLANA.


  • İnsan düşleri kadar özgürdür. CURT COBAİN



*************************
1
3

5
7

14

15

16

17

IMG_0746.JPG

IMG_0732.JPG

20

6

8
4

2




.: Gazeteler :.

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta
Sitene Ekle

Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!