Google


MIZAH - Arkadas Evi Bülteni, Üretenlerin Ve Paylaşanların Adresi - Blogcu



Arkadas Evi Bülteni, Üretenlerin Ve Paylaşanların Adresi

16/7/2009

Kadın ile erkek arasındaki fark!

Kategori: MIZAH

EDİTÖR'DEN

Kadınlarla erkeklerin dünyayı algılayışları, hayattan beklentileri, yaşayış biçimleri ne kadar farklı değil mi? Bu sık sık mizah konusu da oluyor. Erkeklerin yüzeyselliği kadınların pimpirikliliği, erkeklerin vurdumduymazlığı, kadınları aşırı hassasiyeti... Aşşağıdaki yazı böyle bir pratiği anlatıyor. Görün bakın kadın ve erkek aynı günü nasıl yaşamış...

Kadının günlüğüne yazdıkları:

Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü
kadar mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum.

Mükemmel bir erkek, cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var. Bugün Cumartesi, bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin.

En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum.

Pişti, demleniyor.

Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim.

Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız...

Eve geldi sonunda.
Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki.

Aman Tanrım, yoksa?

Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında birşeyler geveledi.

Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala uzak,hala kabuğuna çekilmiş.

Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba? İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?

Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım 'neyin var?' diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. 'Yok birşeyim' diye geçiştirdi.

O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu.

Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.

Belki de kilo alıyorum. Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak uçları soğuk... Stepe başlasam? Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan.
Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.
Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.

Kocanın Günlüğüne yazdıkları :

Öff be, GALATASARAY yine yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi.

Erkekler kalem gibidir...... Ne kadar ince gözükseler de ham maddeleri odundur. 

3/6/2009

BİLGİ KÖRLÜĞÜ

Kategori: MIZAH



EDİTÖR'DEN


Karıkoca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.

Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkac saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

'Ne oldu?Ne istiyorsun?' diye sorar.

Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.' Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:

-'Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.

Karısı tekrar sorar.Peki, bu sana neyi gösteriyor?

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

'Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.

Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.

Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.

Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.

Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.

Niye sordun bunu bana?

Sana neyi gosteriyor?

'Necati, çadırımızı çalmışlar!!!

24/5/2009

Bilgisayar çağının fıkrası

Kategori: MIZAH



EDİTÖR'DEN

Çocuk: 'Babacım yaa, ben nasıl oldum, çok merak ediyorum' diye ısrar edince..,
'Nasıl olsa bunu bu oğlana bi gün anlatmak durumunda kalacağım, iyisi mi şimdi izah edeyim, hazir sormuşken, kurtuliyim gitsin bu işten' diye düşünür içinden...
- 'Bak evladım, çok iyi dinle, zira bir daha anlatmiyacaam:
 -'Ananlan baban, bundan yedi sene evvel, bi 'cyber cafe'de karşılaştı. 'Bir iki bakıştıktan soona bu 'cyber cafe'nin musait bi yerine geçtiler... Baban 'memory stick' ile, 'USB' den bi bağlanti kurdu...'Anaciin bu firsatı eyi değerlendirerek 'memory stick' den bi kaç 'download' indirdi...
'Bu dangalak baban da, bir-iki 'upload' yükledi... Ammaaa,'' .... heyecandan 'Firewall' kullanmayi unuttuğumuz aklimiza geldiginde iş işten geçmişti...
Ondan sonra da , ne 'delete' edebildik, ne de 'cancel'...
'Sonuç olarak da, dokuz ay sonra ortaya felaket bi 'Virüs' çıktı....

6/5/2009

EVLİLİK

Kategori: MIZAH

EDİTÖRDEN

Evlilikle dalga geçen, alaya alan o kadar çok materyal varki durmadan internette dolaşan. Bazen bu kadar şikayet eden var da neden bu evlilikleri sürdürüyor insanlar diye merak ederim. Neyse felsefe yapmayayım şimdi; üç beş eğlenceli alıntıyla meseleye öylece bir değinelim...

Melih Cevdet'e sormuşlar 'evlilik nedir' diye. Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna 'evlenmek' denirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik 'katlanmaktır' demiş.'

evlilik
1- Bir adam gazeteye ilan vermiş: ''Eş arıyorum''.
Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş.
''Benimkini alabilirsin.''

2- Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz.
''Ya arabası yenidir ya da karısı!..''

3- Bir genç babasına sorar; ''Baba evlenmek kaça mal olur?''
Baba cevap verir: ''Bilmiyorum oğlum, ben hálá ödüyorum.''

4- Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer.
İstediğin yemeği sipariş edersin, sonra yanındakinin istediği yemeği görüp
''Keşke onu isteseydim'' dersin.

5- Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler,
ikinci yılında kadın konuşur adam dinler,
üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.

6- Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır:
''Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım.''
Adam cevap verir: ''Evet aşıktım, fark edemedim.''

7- Bir davette bir kadın arkadaşına sorar; ''Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun?'' Diğer hanım cevap verir;

''Evet yanlış adamla evliyim de ondan.''

9/4/2009

FIKRA GİBİ'LER

Kategori: MIZAH

EDİTÖR'DEN

Ben okudum eğlendim, siz de okuyun bir tebessüm edin istedim. Bazıları gerçekten komik...

Annemin Maceraları
Shrek'in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el ele tutuşmuş Shrek ve Fiona'yı o mesafeden gören, annem:
— Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi? diye sordu! Seçememiş gözleri).

Alfabe
Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum.
Daha ikinci gün:
— Örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi? deme cesaretini gösterdiği için.

Annem!
— Bu taraf bitti, diye CD'yi arkasına çeviren ve sonra da:
—Bu CD çalar çalışmıyor! diye feryat eden anneme alkış az geliyor!

Modem
Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneannem:
— Bu ne? diye sordu. Ben de kolay anlasın diye:
— Hani benim bilgisayarım var ya onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu, diye uzun uzun açıkladım.
Anneannem dinledi beni:
— Yani modem bu, dedi ve konu kapandı...

Yaz Okulu
Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkartılır.

Beyin göçü
Tiki olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır:
— Şekerim dördüncü kez girdim ÖSS'ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika'ya o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!!
Sen git, masrafları ben karşılıyorum.

Alman yazar
Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp:
— Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır, diyen hocasına:
— Niye, kâğıt bulamamış mı? yanıtını veren arkadaşa gönderelim.

Düz mantık
Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.

İngilizce yazılısı
Bir alkış da ingilizce sınavında 'Nice ........' şeklindeki boşluğu 'Nice mutlu yıllara!' şeklinde dolduran, dahi mi aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.

Hügo'lar Beşledi
Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo'ya 'Beşinci Hugo' diyen arkadaşımıza gelsin

Ne zaman?
Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu;
— Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin.
Uyarılar özellikle babama yönelikti;
— Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma.
Babam daha fazla dayanamadı ve sordu:
— Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?

Havale
Bankada gişe önünde işlemimin yapılmasını beklerken, yanımdaki gişe de işlem yaptıran yaşlı teyzeye, görevli kadın soruyor:
— Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?'
Teyzem yanıt veriyor:
— Bu paranın hayrını görme İnşallah! yazalım.

Lamba
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta
geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettirecek anons:
— Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa!!

Hacim nedir?
Öğretmen bir arkadaşımdan naklen; 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının
2. sorusu:
— Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.
Öğrencimizden gelen yanıt:
— Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?

Asabi Polis
Hareketli Bağdat Caddesi akşamında, polis ağabeylerimiz rutin olduğu üzere devriye gezmektedir. Işıklarda müşteri bekleyen taksiye yaklaşılır ve anonsla;
— Ticari, bekleme, devam et!
Camdan eliyle '1 saniye' işareti yapan taksiciye, daha güçlü ve sert ikinci anons gelir:
— Ticari, benne pölümüye girme! Devam et dedik!

Neden olmasın
5 yaşındaki yeğenime babası soruyor:
— Büyüyünce ne olacaksın kızım?
— Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?
Babası gayet sakin yanıt veriyor:
— Katil!!
İkisine de meslek yaşamlarında başarılar diliyorum.

29/3/2009

Yaşanmış fıkralar

Kategori: MIZAH

EDİTÖR'DEN

Yaşanmış fıkralar başlığını be koydum. Zira bu yaşananlar fıkra değil de ne. Aslında günlük yaşamımızda bu ve benzeri olaylar az değil. Forward mwsajlardan birinde karşılaştığım üzere birisi kendi deneyimlerini yada sağdan soldan duyduklarını toparlayıp yazmış. Gerçekten komik...

İşte yaşanmış olaylar:

Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor adama. 'Maddenin üç halini yazınız' sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor:
'Katı, Sıvı, Gaz.'
Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kağıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kağıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:
- Katır, Sığır, Kaz.

***

Ecevit 1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor:
-Bu düzen değişecektir.
Bir vatandaş bağırmış:
-Düzen hayatından memnun; düzülen ne zaman değişecek?

***

Abimiz koyu kahverengi deri, yarım botu alıp kasaya yanaşıyor. Kasadaki kız botları poşete koyarken, sayın abimiz de soruyor;
- 43 lira değil mi?...
- Kız, 'Ne münasebet' der gibi bakıyor ve 'Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira.'
Abimizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor;
-Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor...

***

İzmir'de 15 yıl kadar oluyor, maçta yanıma süzme Karadenizli müthiş çenebaz bir vatandaşımız düştü. Günün olayı idi Nataşa konusu. Evli idi, onun da ilgisi vardı Nataşalara.. Dayanamadım sordum. 'Karınızı aldatmak nasıl bir duygu' diye acaba? Suçluluk duymuyor muydu? Verdiği cevap şu oldu:
- Onlar da karıyız diye yıllarca bizi aldatmışlar dur da!

***

Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle:
-Soru Mide ne iş yapar?
-Cevap Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür.
-Soru 'Akciğer ne iş yapar?'
-Cevap Solunum yapar, bizi yaşatır.
-Soru Kalp ne iş yapar?
-Cevap Dolaşım yapar.
-Soru Beyin ne iş yapar?
-Cevap Bizim apartmanda kapıcılık yapar.

***

Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum. Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da : 'Amca sende basur mu var?' dedim. Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz'de bu duruma sık sık rastlanır. Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım... 'Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, dötümdekini gördü.' 
 

30/6/2008

TRAJİ KOMEDİMİZ

Kategori: MIZAH







Serdar KORDU

Bu karikatürler memleket insanımızın içinde olduğu halleri iyi hicvetmiş.
Ağlanacak halimize güldüğümüz, gülmemiz gereken şeylere ise ağladığımız o kadar çok şey var ki.

Traji komedimiz de bu durumu anlatan en iyi ifade herhalde....

Son zamanlarda yaşananlar mesela, Türkiye'nin Hırvatistan karşısında aldığı galibiyete sevinip, silahla sağa sola ateş açanlar bir kişinin ölümüne bir sürü kişinin de yaralanmasına neden oldu. Basit bir örenk bu durum aslında. Terpeden tırnağa bir çok günlük yaşanan şeyde böylesi ilkellikler, körlükler ve çirkinlikler hakim. İnsanlar sevmeyi, sevinmeyi, güzel bir şeyi layıkıyla kutlamayı bile bilmiyecek kadar kötürüm vaziyetteler. Ondan sonra trafikten tut siyasete kadar, arkadaşlıklardan tut evliliklere kadar ortaya çıkan seviyesizlikler ve çiğlikler...

Mizah dahi çürümüş, belden aşşağı kolaycılıkla dolu ya, neyse ki yaratıcı yeteneği sergileyen, emekle yürüten, çabalayanlar da var...

12/5/2008

Hayat Dersleri:)

Kategori: MIZAH

 

EDİTÖR'DEN

 

Mizah, alay, epik ders verme hikayeleri hoşuma gidiyor ya yine buldum bir şeyler. Ufak tefek düzenlemelerle sunuyorum size, beğenenler, beğenmeyenler yorumlasın da miazah anlayışımızı konuşalım, çıkarılan derslerin doğru olup olmadığını irdeleyelim...

 

Hayat dersleri 1:


Bir gün bir tavşan, ağaç dalında boş boş oturan baykuşa sordu:
-Senin gibi bütün gün boş boş oturabilir miyim?
-Tabii, neden olmasın.
Tavşan da öyle yaptı. Birdenbire bir kaplan ortaya çıktı ve tavşanı yedi!
Boş boş oturmak için çok çok yüksekte oturuyor olmanız gerek...

 

Hayat dersleri 2:


Hindi: Şu ağacın en üst dalına çıkmak istiyorum ama hiç gücüm yok...
İnek: Neden benim dışkımdan biraz yemiyorsun? Onlar besin deposudur.
Hindi bir parça dışkı yedi ve gerçekten bunun İlk dallara ulaşacak kadar enerji verdiğini farketti. Ertesi gün biraz daha yedi ve ikinci dala ulaştı. Birkaç gün sonra ağacın en üstüne çıkmayı başardı.
Aniden bir çiftçi ağacın tepesindeki hindiyi farketti ve onu vurdu.
Mok yemek sizi en üste çıkartabilir.
Ama orda kalmanızı sağlayamaz...


Hayat dersleri 3:


Vücut ilk kez bina edildiğinde hangi organın yönetici olacağı tartışması başlamış.

Beyin, vücudun bütün işlevlerinin kendisine bağlı olduğunu, o olmazsa vücudun yaşayamayacağını söylemiş.

Ağız, yemek yemezse vücudun açlıktan öleceğini söylemiş.

Eller, dışarıdaki bütün işi yapanın kendisi olduğunu söylemiş.

Birden Döt ortaya atlamış ve müdürün o olması gerektiğini söylemiş. Bütün organlar ona gülmüş.

Buna kızan döt faaliyetlerini durdurmuş. Bir gün, iki gün derken organlar artık
dayanamamışlar. Ve döt yönetici olmuş. 
Yönetici olmak için beyne sahip olmanız gerekmiyor. Herhangi bir döt bunu yapabilir.


Hayat dersleri 4:


Küçük bir kuş kışı geçirmek üzere güneye gidiyordu. Hava çok soğuktu  ve kuş donarak yere düştü.
Yerde öylece yatarken bir inek geldi ve üzerine bir parça dışkı bıraktı. Donmak üzere olan kuş dışkının sıcaklığıyla ısındı.
Çok mutlu oldu, neşe içinde şarkı söylemeye başladı.
Ordan geçmekte olan bir kedi kuşun sesini duydu. Onun nerde olduğunu  keşfetmekte geçikmedi. Kuşu dışkıdan sıyırdı ve yedi!


1. Üzerinize mok atan herkes düşmanınız değildir!
2. Sizi moktan kurtaran herkes dostunuz değildir!
3. Mokun içine düştüyseniz çenenizi kapalı tutun!


2/5/2008

Mizahla direnmek

Kategori: MIZAH

 

EDİTÖR'DEN

 

İçinde yaşadığımız hayatın kötü yanlarını bertaraf edebilmenin en güzel yollarından birisi de mizah. Herşeyi alaya alabilen, olup bitendeki tutarsızlıklara işaret edebilen mizah  bir çeşit dayanma sığınağı... Neşeyi, ironiyi, hicvi barındıran mizah gerçekten insana iyi geliyor...

 

1 Mayıs gösterilerine vahşice ve şiddetle saldıran devlet güçleri, bu memleketin yaşaması gereken değişimin ne denli güç ve ağır olacağını bir kez daha gösterince içim sıkıldı ve şöyle eğlenecek bir şeyler aradım kendime. Karşıma çıkan bu uyarlama afişlerle tebessüm ettim, Cem Yılmaz'ın geçen yıllardaki stand up gösterilerini konu alan dvd'yle de neşelendim... İzlemenizi tavsiye ederim. Ben buradan ancak film uyarlamalarını paylaşabiliyorum...

 

 

 

 

 

 

 

28/4/2008

ZİNCİR E-POSTALARA BİN TEŞEKKÜR!!!

Kategori: MIZAH

 

EDİTÖR'DEN

 

Şu elden ele diyebileceğimiz bi şekilde mail adreslerimize forwardlanan ve çoğunda kişisel bir tek satırın dahi olmadığı ve hatta bir selamın bile yer almadığı görev kabilinden zincir e-postalara ilişkin hoş bir hiciv yazısını sizlerle paylaşmak eğlenceli ve izah edici olacak diye düşünüyorum.

 

Bu zamana kadar bana zincir e-posta gönderen tüm dost ve arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim;

 

Sayelerinde tuvalet temizlemekte kullanıldığını öğrendiğim kolayı içemez oldum.


 

AİDS virüsü taşıyan iğneler kıçıma batar korkusuyla sinemaya gidemez oldum.


 

Deodorantlar kanser yapıyor diye sayelerinde artik bir domuz gibi kokmaya başladım.


 

Telefon hattımı kullanıp bana borç takarlar korkusuyla telefonlara da cevap vermiyorum.

İçinden fare ya da fare zehiri çıkar diye hiçbir kutu içeceği içmiyorum.


 

Çok sevdiğim içkime ilaç koyup beni uyuturlar, organlarımı çalarlar ve buz dolu bir küvetin içinde uyanırım diye bana yaklaşanları da tersliyorum.


 

Neyim var neyim yoksa satıp hastanede yatan ve büyük ihtimalle ölmek üzere olan çocuklara yatırmayı düşünüyorum.


 

Mail listesine katılırsam alacağım söylenen para bilgisayar, cep telefonu ya da gezileri beklemekten de evden dışarı çıkamaz oldum.


 

Tuz Gölü'ne Konya'nın katkılarından dolayı yemeklerim tuzsuz tatsız.


 

Msn paralı olacak; Adam yeşerecek mi, sararacak mı beklemekten de gına geldi.


 

Excel hala ne zaman emekli olacağımızı da bildirmedi.


 

Bir maili forward etmedim, başıma ne belalar gelecek diye korkuyla beklemekten ruh sağlığımı da kaybettim.


 

Multipl skleroz olunuyormuş diye diyet ürünleri düşmanıma bile tavsiye etmiyorum.


 

Yerli mali kullanacağım derken marketlerde barkodu 869 ile başlayan ürünleri aramaktan da gözlerimin biraz daha bozulduğunu fark ettim.


 

Sevgili dost ve arkadaşlarımdan gelen 'lütfen okuyunuz' , 'çok önemli' , 'aman virüse dikkat' 'bilmem kim para dağıtıyor' 'en az beş kişiye yolla' , 'inanmadım ama doğruymuş' 'kişiliğini test et' , 'tıkla para yolla, tıkla yardım et' , 'bilmem kim seni gözetliyor' , 'bilmem kime mail at, haddini bildir, oy at' , 'onu yeme bunu ye' seklinde başlayan kerameti kendinden menkul, nev'i şahsına münhasır bu mailler sayesinde hep beraber kafayı çizme'ye ne kadar yakin olduğumuzu da muhasebe etmiş oldum.


 

Şimdi eğer bu maili 60 saniye içinde 1200 kişiye göndermezsen Bilesin ki bir kuş sabah aksam kafana yapacak ve hayati sana dar edecektir…

« Önceki


*************************
  • Arkadaş Evi Bülteni Bloğuna çalışmalarını yollamak, paylaşmak isteyen tüm arkadaşlar, serdark99@yahoo. com yada arkadasevi@yahoo. com adresinden bize ulaşabilirler.





*************************




*************************

  • AKILLI İNSAN, DÜŞÜNDÜĞÜ HERŞEYİ SÖYLEMEZ; AMA HER SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜR. Aristoteles


  • AKILLI KONUŞUR, ÇÜNKÜ SÖYLEMEK İSTEDİKLERİ VARDIR; APTAL KONUŞUR, ÇÜNKÜ KENDİSİNİN BİR ŞEYLER SÖYLEMEK ZORUNDA OLDUĞUNU SANIR. Platon


  • İNSANLARA YAPILACAK EN BÜYÜK İYİLİK, ONLARA AKILLARINI KULLANMAYI ÖĞRETMEKTİR. Molliere

  • AŞK KÖPRÜ KURMAKTIR. İNSANLAR KÖPRÜ KURACAKLARINA DUVAR ÖRDÜKLERİ İÇİN YALNIZ KALIRLAR. Newton


  • Düşüncelerini tam ve yerinde kelimelerle ifade edemeyen insan, yanlış tartılarla tam iş görmeye çalışan satıcıya benzer. GOETHE


  • Adalet her şeyi yerli yerine koymaktır. Adaletsizlik ise dikene su vermektir, güle zulmetmektir. MEVLANA.


  • İnsan düşleri kadar özgürdür. CURT COBAİN



*************************
1
3

5
7

14

15

16

17

IMG_0746.JPG

IMG_0732.JPG

20

6

8
4

2




.: Gazeteler :.

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta
Sitene Ekle

Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!