Google


ARKADAS EVi GUNCESi - Arkadas Evi Bülteni, Üretenlerin Ve Paylaşanların Adresi - Blogcu



Arkadas Evi Bülteni, Üretenlerin Ve Paylaşanların Adresi

22/12/2009

13 yıllık duruşma

Serdar KORDU

Son zamanlarda Ergenekon davası durşmalarında hak hukuk tartşmaları, davaların uzun sürmesi, iddaanamelerin geç hazırlanması yollu şikayetleri dinlerken cinlerim tepeme çıkıyordu.

Yıllardır hukuğu kadledip, memleketin canına okuyanlar, binlerce solcuyu, Kürt yurtseverlerini öldürüp, haksız, hukuksuz ve keyfi bir şekilde hapislerde tutanların itirazlarına, ikiyüzlülüklerini bilsem de, yine de insan hakları çerçevesinden yaklaşıyor ve kimi kez işlemeyen yargı ve hukuk sistemine dair eleştirilerini desteklemek demokratlığından kendimi alıkoymuyordum.

Bundan 15 yıl önce çalıştığım sosyalist dergi aracılığıyla tanıştığım, daha sonra hapse düşen, ardından beş yıl sonra hapishanede yeniden karşılaştığım 3 arkadaşımın 13 yıldır süren davaları geçtiğimiz cuma günü ağırlaştırılmış müeebbetle sonuçlandığında içim boğuldu.

Hukuk herkese lazım, adalet tüm yurttaşlar için gerekli dendiğinde bu ergenekonculardı suyun başını tutanlar. Şimdi ipler ellerinden gidince demokrat kesilmeye çalışıyorlar ama biraz hayat bilgisi olan onların gerçek yüzünü biliyor.

Bu ülkede hükümetten muhalefete, yargıdan bürokrasiye herkese ciddi bir demokrasi, hukuk ve vicdan dersi verilmesi gerekiyor. Bu dersi verecek demokratik güçlerin biraraya geldiği bir sol parti bugün herzamankinden çok daha acil...

22/12/2009

EVİ SU BASTI!

Serdar KORDU


Evi su bastı, ortam altüst oldu.

Sabaha karşı telefonla uyandım, kalktım bir adım attım cumburlooppp suya.

Evin tüm odaları çekyatın içindeki yorgan yastığa kadar su içinde.

Esas felaket nadirenin elektrikli battaniyesinin o sırada fişe takılı olması.

Neyseki battaniyenin elektrik düğmesi kapalı konumda.

Fakat sigorta atmış, evde bir yanık kablo kokusu var.

Çamaşır makinasının kablosında ek yaptığımız bir yer vardı, suya gömülünce elektrikle su buluşmuş sigorta atmış.

İyi ki atmış yoksa bu yazı yerine taziyede olacaktınız.... 

Pazartesi bütün gün evdeki suyu boşatma ve temizlikle geçirdik.

Islanan yorgan battaniye, yastık gibi eşyaları Ümraniye'ye annamlere götürdük, ancak orada kurutmak mümkün olurdu çünkü.

 Su nerden mi gelmiş. Yok yok musluk falan açık bıraktığımızdan değil. Daha geçen yıl yaptırdığımız tuvaletin bağlantılarından biri patlamış ve akan su evin her yerine yayılmış.

Neredeyse 2'de yatmıştık ama sonrasında su sesinin zerresini bile duymadık.Sabah 7:30'da uyandığımızda ev  göle dönmüştü. Ortalama 4 saatte ev o hala geldi demek ki...

İlk şoktan sonra ne kdara büyük bir tehlike atlattığımızı daha iyi anladık.

Abuk subuk bir bağlantı patlaması yüzünden nalları dikecektik.

Bir çeşit kelebek etkisi.

Düşünsenize daha bir yıl olan bir su bağlantısı patlıyor, evi su basıyor ve elektirikli battaniye yada çamaşır makinesinin kablosundan çarpan elektrikle iki kişi yaşamımını yitiriyor.

 Herhalde ABD'de, Avrupa'da olsa ciddi bir tazminat konusu olacak bir durum biz de verilmiş sadakamız varmış duasıyla geçip gidiyor...

 Tam da pazartesi adsl'ye başvurayım bloğu hareketlendireyim derken başa gelen bu işle çalışmalar ertelendi. Ne kadar da tamirat vb işler biter ona göre yol haritamız belli olur. 2010 ramak kala kefeni yırttık ya siz ona bakın. Öyle keyifsiz olduğumuzu filan da sanmayın.

Perspektif ne: Cana gelceğine mala gelsin.

Hem laf aramızda evin iyi bir temizliğe de ihtiyacı vardı:)))

15/11/2009

Kasım ortası, karar sarması

Serdar KORDU


İşte insan böyle.

Sonbahardır, havaların kasveti keyiftir filan derken baktım ki, soğuk havalar hareket alanımı daraltıyor, eve adsl şart oldu diye karar verdim.

Havalar güzelken ordan burdan bağlanarak işimi görüyordum ama soğuklar başladıkça kazın ayağı öyle değilmiş anladım...

Bakalım ağırdan mı alırım, şak diye adım mı artarım bilinmez. 

Yakında manzaram anlaşılır.

 Bu arada yeni yıla bir yazı seçkisi yapıp bir 2009 kitapçığıyla gireyim diyorum ama ne ümraniyedeki tamirat işleri, ne günlük kırtasiye ne de hayatı idame etme çabaları hal bırakmıyor.

Azimle çalışıp taşı kırmak az yaptığım şey değil tabi.

Bakalım nassı olcek bu işler:))) 

11/11/2009

Bir kaç satır

Serdar KORDU

Blog işi için düzenli bilgisayar önünde olmak lazım.
Malumunuz bu konuda istikrarlı değilim, pek de istikrarlı olmak istemiyorum.
Ruh halime göre davranıyorum.
Bazen kısa notları -bir bellek defteri olacak şekilde- düşmeyi daha yapılabilir bir şey olarak görüyorum.
Bu bir kaç satır da o amaçla yazılıyor.
8 Kasım Alevi Mitingi vardı Kadıköy Meydanı'nda, 100 bin kişilik iyi bir kalabalık toplandı. Aleviler ayrımcılığa karşı seslerini yükselttiler. Hükümetin açılımlarının daha da netleşmesi için oldukça işlevli bir miting oldu diye düşünüyorum...
Güneşli güzel bir kaç günün ardından parçalı bulutlu, yağmurlu havalar geldi yine. Yağmuru ve sonbaharı sevdiğimi farkettim. İstiklal Caddesi'nde bir tur atmak yağmur altında ne keyif verici oluyor. Kasvetli havaları dahi sever oldum ki iflah olmaz bir iyimserlik aşısı benimkisi.
Aşı dedim de ortalıkta ağzı ameliyat maskesiyle kapalı dolaşan insanlar çoğaldı son günlerde. Domuz gribi vaka sayısı arttıkça insanlar çekiniyor haklı olarak. Ben yine iyimser, ben yine sakin. Hatta domuz gribi geçirmişimdir diye düşünüyorum. Son bir ayda bir iki kez burun akıntılı ve halsiz günler geçirdim. Ayakta atlattığım bu soğuk algınlıklarından birinin domuz gribi olması muhtemel. Bu gribi geçirip geçirmediğimi ortaya çıkaracak bir test var mı acaba diye merak ettim ama bir bilgi edinemedim. Bakayım bir sorayım hemşire-doktor arkadaşlara...

6/11/2009

Hatice ablanın ardından




Serdar KORDU


20 yıla yakın bir zaman diliminde tanıdığım, emek ve özveriyle büyüttüğü çocuklarıyla bir çok şey paylaştığım Hatice abla 3 Kasım günü vefat etti.

Her eylemde, her hak arama mücadelesinde vardı.

İçtenliği, iyi niyeti, zor durumda olanla dayanışmasıyla sözün gerçek manasında örnek bir insandı.

Emek Partisi'ndeki çalışmaları, komşuları, akrabaları, çevresindeki herkesle kurduğu paylaşımcı diyalog az insanın başarabileceği cinsten bir sıcaklığa sahipti.

Güzel yaşadı, yaşamın hakkını verdi.

İnsanın, doğanın, tüm canlıların değerini bilerek örnek oldu hepimize.

Sofrasında oturduk, evinde yattık, emeği geçti yaşamımıza.

Huzur içinde yat Hatice abla, anını yaşatacağız, uğruna ciddi emekler harcadığın değerlerin takipçisi olacağız...

24/10/2009

GÜNLER, HAFTALAR...



Serdar KORDU


Hızlı ama için için, güneşli ama sonbahar, içe işleyen ama sade günler gelip geçiyor.

Akan zamanın dalgaları yüzüme çarpıyor ama umursamaz bir dalgınlık taşıyorum.

Yazmak, yazılanları kitaplaştırmak, biriken enerjiyi kelimelere dönüştürmek ihtiyacını karşılayamıyorum, kendi kendime konuşmakla yetiniyorum.

Akan zamanın içinde tutsağım, yapamıyorum...

10/10/2009

Son Haftalar

Serdar KORDU

Ufak bir tur Antalya, Isparta, Burdur civarında, Aziz'i vatani görev için teslim 58. Alay'a, ardından hasta ziyaretleri, İMF karşıtı eylemler, Ümraniye'de süren çatı katının inşaat işleri, Aysel'in Kürdistan turunun heyacanı...

Bir kaç haftanın özeti saklı bu kelimelerde.
Bir baktım yazmaya iyice ara vermişim.
www.yemekhikayeleri.com a yazdığım "sinema ve yemek" yani filmlerde yemek yazılarını da aksatmışım.
Biraz konsantrsayon sorunları yaşıyorum sanki.
Durmadan birşeyler çıkıyor ve hayata kaptırmayı sevdiğimden olsa gerek sukoyuveriyorum.
Yavaş yavaş sonbahar kapıda, herhalde bir çeki düzen mümkün olacak böylelikle...

24/9/2009

Manik depresif günler




Serdar KORDU

Aynı gün aynı saatler içinde hem dakikalarca gülüp hem içinizin kavrulduğu zamanlar vardır. Sıkıntı ve umut, yılgınlık ve direnç, mutsuzluk ve sevginin başabaş gittiği zamanlar...

Böyle günlerden geçiyor eylül saatleri.
Herşey yoğun, akıntılı ve ürkek.
Neşe ve duraksama yan yana.
İnanç ve keder kardeş.
Olan bitenin anlamsızlığı yaşamın değeriyle koyun koyuna. 
Manik depresif sonbahar günleri diyorum kendi kendime.
Ağlamak ve gülmek arkadaş.

Birşeyler var derinlerde, epeydir biriktiriyorum. Gücümü ordan alıyorum, o yüzden kendimi bırakabiliyorum...

16/9/2009

Hayat ve ölüm

Serdar KORDU

Bir gün müzik dinledim
bir gün kitap okudum,
bir gün misafirim geldi
bir gün yaşadım sessiz ve kimsesiz
bir gün maça bakakaldım
mektuplar içinde geçti bir günüm.
sonra ölümü duydum,
hayatın ne kadar güzel olduğunu gördüm
hep bilirim ya
yeniden söyledim kendime...
yapabildiğini yapmak
yaşamak güzelce,
elverdiğince beden,
bilinç
yaşamak ama
delice...

7/9/2009

Sonbahara doğru

EDİTÖRDEN

Yaz yerini sonbahara bırakıyor.
Yağmur dolu dolu yağmakta.
Ceviz ağacındaki son cevizleri topladı komşu kız.
Geçen zamanı yokladım ben.
Yazmak yavaş yavaş geliyor havalar kapanınca.
Soranlara çok selam...

« Önceki


*************************
  • Arkadaş Evi Bülteni Bloğuna çalışmalarını yollamak, paylaşmak isteyen tüm arkadaşlar, serdark99@yahoo. com yada arkadasevi@yahoo. com adresinden bize ulaşabilirler.





*************************




*************************

  • AKILLI İNSAN, DÜŞÜNDÜĞÜ HERŞEYİ SÖYLEMEZ; AMA HER SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜR. Aristoteles


  • AKILLI KONUŞUR, ÇÜNKÜ SÖYLEMEK İSTEDİKLERİ VARDIR; APTAL KONUŞUR, ÇÜNKÜ KENDİSİNİN BİR ŞEYLER SÖYLEMEK ZORUNDA OLDUĞUNU SANIR. Platon


  • İNSANLARA YAPILACAK EN BÜYÜK İYİLİK, ONLARA AKILLARINI KULLANMAYI ÖĞRETMEKTİR. Molliere

  • AŞK KÖPRÜ KURMAKTIR. İNSANLAR KÖPRÜ KURACAKLARINA DUVAR ÖRDÜKLERİ İÇİN YALNIZ KALIRLAR. Newton


  • Düşüncelerini tam ve yerinde kelimelerle ifade edemeyen insan, yanlış tartılarla tam iş görmeye çalışan satıcıya benzer. GOETHE


  • Adalet her şeyi yerli yerine koymaktır. Adaletsizlik ise dikene su vermektir, güle zulmetmektir. MEVLANA.


  • İnsan düşleri kadar özgürdür. CURT COBAİN



*************************
1
3

5
7

14

15

16

17

IMG_0746.JPG

IMG_0732.JPG

20

6

8
4

2




.: Gazeteler :.

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta
Sitene Ekle

Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!